20 Şubat 2021

Mutlu Prens - BiR KiTAP

"Kimsin?" dedi.

"Ben Mutlu Prens'im."

Kırlangıç, "Öyleyse niçin ağlıyorsun?" diye sordu, "Sırılsıklam oldum."

"Ben hayattayken ve bir insan kalbine sahipken," dedi heykel, "gözyaşı nedir bilmezdim, çünkü üzüntünün girmesine izin verilmeyen Sanssouci Sarayı'nda yaşardım. Gündüzleri oynar, akşamları Büyük Salon'da dansın başını çekerdim. Bahçeyi çok yüksek bir duvar çevirirdi ama arkasında ne olduğunu merak edip sormazdım; çevremdeki her şey çok güzeldi. Maiyetim bana Mutlu Prens derdi. Gerçekten de mutluydum, tabii haz mutluluksa. İşte öyle yaşadım ve öyle öldüm. Öldükten sonra beni o kadar yükseğe yerleştirdiler ki, yaşadığım şehrin tüm çirkinliklerini ve tüm sefaletlerini görmeye başladım ve kalbim kurşundan olmasına rağmen artık ağlamadan duramıyorum."

Bazen biz de böyle davranırız. İyi durumda olduğumuz için dışarısını merak etmeyiz. Duvarların arkasında ne zor hikayeler, yaşamlar var bilmeyiz. Ve bu bizi ahlaki olarak belli bir yerden sonra etkilemeye başlar.

Bu kitap Mutlu Prens'in gözyaşlarını anlatıyor. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." eyleminin sonucundaki üzüntü hakkında bizi uyarıyor. Ve diyor ki, geç değil. Hala o duvarları aşabilirsin.

Kitap, Oscar Wilde'ın küresel bir sorun olan yoksulluk hakkındaki çığlıklarını taşıyor. Basit anlatım tarzı ile çocuklara, derin anlamları ile yetişkinlere uygun. Ve siz de duvarların arkasındakilere yardım edin. Edin ki, sonradan pişman olmayasınız.

13 Şubat 2021

MetaHuman ile yapılan ürkütücü ve gerçekçi dijital insanlarla tanışın!

Bugün normalde size faydalı 8 Google Chrome eklentisi önerecektim. Ama dün gördüğüm bir Tweet ile tekrardan metni yazdım. Konumuz: MetaHuman.

MetaHuman, bir oyun gibi çalışan insan oluşturma platformu. Unreal Engine tarafından geliştirilmiş. Normalde Cyberpunk 2077 gibi oyunlarda karakterinizi tasarlamak çok uzun sürer. Ancak bu hafta Epic, yeni MetaHuman Creator platformunun bir ön izlemesini sundu. Bu, içerik üreticilerinin günler yerine birkaç dakika içinde, modellerin kafasındaki tüylere kadar komik derecede ayrıntılı insan modelleri yapmalarına destek olabilir.

Ama yapabilecekleri oyun karakterleri ile sınırlı değil. Geçmiş vakaları aydınlatabilir. Normalde 4 farklı işlemden geçen robot yüz çizimi, uzun süren bir çalışma. Ama MetaHuman'ın gelişmesi ile bu işlem saatler hatta dakikalar içerisinde gerçekleştirilebilir.

MetaHuman'ın gelişmesi ile filmler çekilebilir. Veya sadece tehlikeli sahnelerin çekilmesi için kullanılabilir.

Peki MetaHuman bu gücü nereden buluyor? Tabii ki yapay zekadan. Çok ağır hesaplamaların yapılması için yapay zekanın gücü büyük fayda sağlıyor. MetaHuman, sürekli yenileri eklenen insan görünümü ve insan hareketleri kaynağından besleniyor.

Model oluşturma tamamlandıktan sonra, içerik oluşturucular, kameradan hareket yakalama özelliğini kullanarak yeni karakteri gerçek hayattaki eylemle eşleştirebilir.

Bu tür ayrıntılarla modeller oluşturmak zaten mümkündür, ancak genellikle kapsamlı 3D modelleme çok fazla beceri ve çok fazla zaman gerektirir.

Bu konudaki korku duyduğum nokta ise tekinsiz vadi etkisini verebilme ihtimali oluşu. Tekinsiz vadiyi size bir videomda anlatmıştım. Eğer gerçek insanlar, tekinsiz vadi ektisine kapılırsa, programda daha fazla geliştirmeye ihtiyaç duyulacaktır. Umarım, bizim için faydalı olur.

Ve gelin, geleceği izleyelim.

06 Şubat 2021

Sen, kimsin?

Sen okuduğun kitaplar, izlediğin filmler, dinlediğin müziklersin. Sen, zaman geçirdiğin insanlarsın. Sen, konuştuğun konuşmalar, yaptığın işlersin. Sen, verdiğin sözler, güldürdüğün gözlersin.

Bir düşünün. Kişiliğiniz nasıl şekillendi? Bebeklik döneminizde etrafınızdakilere bakarak büyüdünüz. Onları örnek aldınız. Yani çevreniz sizin kişiliğinizi etkiledi.

Humboldt Eyalet Üniversitesinden bir sosyal psikolog olan Amber Gaffney "Bir grupta ne kadar çok kimliğinizi çizerseniz, o grubun etrafında değilseniz bile, bu değerleri koruma olasılığınız o kadar artar." diyor.

Başka bir araştırmada, öğrencilerin çevreyi önemseyen birisinin yanında, kısa mesafelerde yürümenin veya bisiklete binmenin önemini kabul ettiği ama yabancı kişiler ile konuştuklarında, çevreyi korumayı o kadar umursamadıkları gözlemlenmiş. "Bu ilginç bir çalışmaydı" diyor Gaffney, "Çünkü bazı insanların çevreyi daha az önemsemesini sağlayabildik. Normalde bu, yapmak isteyeceğimiz bir şey değildir, ancak bu görüşlerin nereden geldiğini anlamak, insanları diğer yöne yönlendirmemize yardımcı olabilir." Ve bu durumun sebebi, insanın çevresi. Düşüncelerimiz de etkileniyor bu durumdan.

Sağlık Bilimleri Üniversitesinin elektronik kütüphanesinde bulduğum bir kaynakta, sigaraya başlama nedenlerinden en büyük olanının, arkadaş etkisi olduğunu söylüyor. Bunun dışındaki büyük etkenlerden birisi de, izlenilen filmlerdeki alkol, sigara ve madde kullanan kişilerin "büyük kişiler" olarak gösterilmesi. Ben bu durum için Common Sense Media'yı kullanıyorum. Film ve dizilerin içeriklerini doğru bir şekilde derecelendiren, "Nonprofit" yani kâr amacı gütmeyen bir organizasyon. Linkini aşağıda bulabilirsiniz.

Etrafımız, bizi şekillendiriyor. Ruhumuzu ve aklımızı ne ile beslediğimize dikkat etmeliyiz.

30 Ocak 2021

Bi' dünya video: YouTube

YouTube dünyanın en büyük video ansiklopedisi. İçinde her türlü bilgiyi barındırıyor. Aynı zamanda eğlence için insanların ilk tercihlerinden birisi. Gelin bunun nasıl ortaya çıktığına bakalım!

Aslında YouTube'u kuran Steve Chen, Chad Hurley ve Jawed Karim, PayPal'in eski çalışanları. PayPal'de tanışıyorlar ve YouTube'u kurmaya karar veriyorlar. Şunu da söylemek isterim, şu anda büyük ses getiren birçok girişim PayPal'den çıkmış. Bu girişimleri kuranlara PayPal Mafia yani PayPal Mafyası deniyor. PayPal'in eski çalışanlarından çıkan ünlü girişimlere örnek vermek gerekirse, elektrikli araba üreten Tesla, iş odaklı sosyal medya olan LinkedIn, verilerin işlenmesinde uzman olan Palantir, uzay konusunda başarılı bir özel şirket olan SpaceX, şu anda konumuz olan video barındırma sitesi YouTube, şirket içi Facebook işlevine sahip Yammer'ı örnek verebiliriz.

Hemen geri dönelim. YouTube'da olan ilk videoyu gördünüz mü? Son haftalarda çoğu kişinin ana sayfasına düşen bu video YouTube'da yer alan ilk video. Videodaki kişi ise kuruculardan Jawed Karim. İşte ilk bu video ile 2005'te yayına giren YouTube, 2006'da Google'a 1.65 milyar dolara satıldı.

Şu anda YouTube'un kendisine ek olarak YouTube Music adında yan bir oluşumu da mevcut. Tabii bu oluşumlara benzer şeyler daha önce de ortaya çıkmıştı. Bunlardan bana göre en dikkat çekici olanı YouTube Originals'di. YouTube dizileri gibiydi. Şu anda özellikleri değişerek YouTube Premium oldu. Artık YouTube Originals dizilerine bu bağlantı ile ücretsiz erişebilirsiniz.

YouTube Türkiye'ye bakacak olursak, oldukça başarılı birçok video çeken kanal ile karşılaşabiliriz. Bu kanallara, Barış Özcan ve iPhonedo ya da kendi adıyla Faruk Korkmaz örnek verilebilir.

Türkiye'de YouTube'a tam 7 kere erişim yasağı gelmiştir. Bunların çoğunun sebebi Atatürk'e hakaret eden videolardan kaynaklanmıştır.

Aynı zamanda YouTube'da içerik üretenleri tanımlayan, halk arasında, bazı hareketler vardır. Herhalde en çok bilineni "Videoya beğenmeyi, abone olmayı ve zili açmayı unutmayın!"dır. Şahsen kanalıma abone olmanız veya beğeni göndermeniz beni mutlu etse bile sizi bir şey için zorluyor gibi hissediyorum öyle söylediğimde. O yüzden beğendiyseniz beğeni göndermeyi, beğenmediyseniz beğenmemeyi unutmayın. Ve beğenmediğiniz tarafları yorumlara yazarak, yeni videolara destek olabilirsiniz.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Hepinize sağlıklı ve mutlu günler dilerim!

16 Ocak 2021

Değişimler neden bizi rahatsız eder, ayak uydurabiliyor muyuz?

İnsanlar değişimlerden rahatsız olurlar. Kendini farklı bir yerde hissederler. Hatta bunun bir örneğini yakın zamanda gördük. Bir mesajlaşma servisi insanlara bir şeyler dayattı, ama çoğu kimsenin umurunda olmadı. Bunun üzerine bir araştırma yaptım ve katılanların %88'i sorunun "Yeni uygulamalara alışmak." olduğunu söyledi.

Bundan sonra bir araştırma daha yaptım. Daha doğrusu yapılan çalışmalara baktım. Bu durumun beynimizdeki "amigdala" adlı bölümle ilgili olduğunu gördüm. Amigdala, duygusal hafıza ve duygusal tepkilerin oluşmasındaki birincil role sahip bölgedir. Yani duygularımızı yönetir. Aynı zamanda açlık ve tokluk gibi hisleri de yönetir.

(Korku anı) Arkanızdaki o şey de ne? İşte bunu söylediğim anda hissettiğiniz korku duygusu amigdala ile gönderildi.

Aslında çok iyi yanları olan bu amigdalamızın, bazı durumlarda keşke olmasa mı dediğim bir özelliği daha var. Amigdala, değişimi bir tehdit olarak yorumlar ve korku, kavga veya kaçış için hormonları serbest bırakır. Bu durum bazı olaylarda işimize yarar. Ama bazılarında bizi sinir eder.

Bir örnek vermek gerekirse Google 2015 yılında logosunu daha sade hale getirdi. Çoğu kişi bundan rahatsız oldu. Çünkü alıştıkları şeyden farklı bir şeyle karşılaştılar. Ve hemen haberler çıktı, rahatsızlıklar ifade edildi. Ama şu anda herkes Google logosunu şu hali ile hatırlıyor. Bununla alakalı çok kaliteli bir video var. O videoya köşeden ulaşabilirsiniz.

Yani değişime ayak uydurabiliyoruz. Her ne kadar amigdalamız kabul etmemekte ısrar etse bile zaman geçtikçe kabul ediyoruz. İyi değişimler, gelişmeyi temsil eder. Dünle birlikte gitti, cancağızım. Ne varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

09 Ocak 2021

Bize benzemiyorsa neden bize benzesin?

Bugün biraz psikolojiye girelim. Size insanlar hakkında hem garip hem haklı olan bir bilgiyi açıklayacağım. Bazen etrafımızda palyaço korkusu olan insanlar görürüz. Genellikle korkmayanlar bu durumu garipser, insan neden komik görünen bir maskeden korkar?

Bu duruma "Uncanny Valley" yani "Tekinsiz Vadi" ismi veriliyor. Size bu durumu basitçe anlatmaya çalışacağım.

Esrarengiz, acayip, anlaşılmaz olarak da adlandırılan Tekinsiz Vadi, bir nesnenin insana benzerlik derecesi ile o nesneye verilen duygusal tepki arasında varsayılmış bir ilişkidir.

Hemen açıklayalım. İş makinesinden korkmayız, çünkü insan ile alakası sıfırdır. Oysaki insana benzeyen ama tam insan olmamış şeyler bizi korkutur.

Bu grafik bu durumu gösteriyor. İş makinelerinde sorun yok. Ama sonraki vadiyi görüyor musunuz? Bize benzeyince birden çakılıyor. Tekrar düzelmesini sağlayan bölüm ise insanlar. Yani birbirimizden korkmuyoruz. Çünkü insan canlısını tanıyoruz.

Aynı zamanda şu resim bu duruma bir örnek. Normalde bu bir maske ve bu maskenin tasarımcısı "Tekinsiz Vadi" etkisini vermeyi kendisi istememiş. Ama bu resim beynimizdeki algılarla uyuşmuyor. Beyin, söz konusu görüntüyü insan olarak tanımlamaya çalışıyor ancak maskenin genel tasarımı, bunun önüne geçiyor. Hal böyle olunca da beynimiz, amacına ulaşamıyor. Bunun bir sonucu olarak da fotoğraftan ciddi anlamda rahatsız olmaya başlıyoruz. Bu arada ekrandaki görseli Instagram uygulamasında profil fotoğrafı yapmak tamamen yasak. Yaptığınız anda hesabınız açılmayacak üzere kapanıyor. Sizin fotoğrafla ilgili düşüncelerinizi yorumlara bekliyorum.

Bununla birlikte, bu durumu robotlar üzerinde test eden Japonlar çok farklı bir sonuçla karşılaşmışlar. Hareket eden robotlar hoşumuza gidiyor ama bu robotlar bize benzedikçe onlardan korkmaya başlıyoruz.

Eğer bu konu hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz "The Uncanny Valley Hypothesis and Beyond" adlı kitabı okuyabilirsiniz.

Benim korkmamın sebebi, bir maskenin bile bu kadar büyük etkilere sebep olmasını şu an yaşıyoruz. Asıl merak etmemiz gereken konu gelecekte bunun nereye ulaşabileceği, nerelere varabileceğidir.

02 Ocak 2021

Dünyamız havale geçiriyor!

Geçenlerde The New York Times gazetesinin ve bazı sitelerin eski kayıtlarına bakıyordum. Birden aklıma bir soru geldi. İklim değişikliği ilk ne zaman haber olmuş? Bunun üzerine Google'da detaylı arama kullandım.

Sayfayı aşağıya kaydırdıkça tarih eskiyordu, ve ben gittikçe korkuyordum. Çünkü o kadar zamandır fark etmemize rağmen hala bu sorunla karşılaşmamız hem garip, hem korkunç gelmişti.

Ve en geri 1970'e gittim. Bir makale vardı. George S. Benton'a ait. Konusu "Karbondioksitin İklim Değişikliğindeki Rolü" idi. Makalede küresel ısınmanın sebebinin karbondioksit, karbondioksitin oluşma nedeninin fosil yakıtların kullanımı, fosil yakıtların kullanımının nedeninin ise Sanayi Devrimi olduğunu söylüyor.

Ne kadar umursamazmışız. Tam 50 yıldır yaşam alanımız yavaş yavaş yok oluyor. Ama biz hala fosil yakıt kullanılıyoruz. 50 yıl içerisinde çok küçük bir gelişme göstermişiz. 2014 yılı verilerine göre küresel enerji üretimi 15000 GW ama küresel temiz enerji üretimi 420 GW.

Belki şu an farkına varıyoruz, sen, ben, o, biz. Çünkü artık hissediyoruz. Küresel ısınma Türkiye'yi de vurdu. Dünyamız, ülkemiz havale geçiriyor. İklimimiz tropikal iklime kayıyor. Ocak ayında olmamıza rağmen ne kar var, ne yağmur. Çiçekler açıyor. Artık iklim değişikliğini görmek için sokağa çıkmamız yeterli. Bunu değiştirmek için 50 yıldır makaleler yazılıyor, biz görmüyoruz ya da görmek istemiyoruz. Ama kaçarak bu durumu düzeltemeyiz. Harekete geçmemiz lazım.

Bunun için bir metodolojiden yardım alalım diyorum ben. Barış Özcan'ın Zinciri Kırma metodolojisinden. Kendinize bir hedef belirleyin. Benim önerilerim şunlar:

  • Plastik poşet kullanmayacağım.
  • Bilgisayarı uyku durumunda bırakmayacağım.

Örnek olarak plastik poşet ile anlatayım. Zinciri Kırma bir takvim. Bu takvimde yılın her günü var. Ve plastik poşet kullanmadığınız gün ne ise bir çarpı atıyorsunuz o güne. Ve zinciri kırmadan o yılı bitiriyorsunuz. Bu arada takvimin linkleri aşağıda bulunuyor.

Renkli Poster İçin → Tıkla

Ücretsiz Versiyon Video Açıklamasında → Tıkla

Ne dersiniz, var mısınız dünyayı kurtarmaya?

26 Aralık 2020

2020'de izlediğim EN İYİ YAPIM ve okuduğum EN İYİ KİTAP

Bana söylersen unuturum. Bana öğretirsen hatırlarım. Beni dahil edersen öğrenirim.

Bugün sizlerle 2020'de izlediğim en iyi film ve okuduğum en iyi kitaptan bahsedeceğim. Başta söylediğim alıntı aslında Benjamin Franklin'e ait.

Ama ben ilk defa Anne with an E'yi izlerken duydum. Anne with an E bir dizi. İnsanı gerçekten etkileyen bir dizi. 2019'un sonunda tamamlanmış ve 3 sezon sürüyor, ama ben 2020'de izledim, yanlış anlaşılma olmasın. Bu dizi, L.M. Montgomery’nin 1908’de yazdığı ‘Anne of Green Gables’ kitabının bir uyarlaması olarak karşımıza çıkıyor. O kitabı da okumanızı öneririm.

Ana kahraman olan Anne, annesi ve babasının ölümünün ardından amcası ve yengesinin yanına verilmiş bir çocuktur. Amcasının vefatı ardından yengesiyle birlikte şehre taşınır ve çeşitli aileler için hizmetçilik yapmaya başlar. Daha sonraları yaşadığı yetimhanede yaşanan bir karışıklık sonucu kendini Prens Edward Adası'nın Green Gables kasabasında, ki bu kasaba gerçek, Cuthbert kardeşlerin yanında bulur.

Dizi boyunca Anne’in bu kasabada zekası ve eşsiz hayal gücüyle olayların üstesinden gelmesine şahit oluyoruz. Aynı zamanda Anne, kasabada büyük değişikliklere öncülük ediyor. Daha fazla bilgi vermeyeceğim, çünkü gerçekten çok iyi bir yapım, kendinizin izleyerek keşfetmesi daha iyi olur.

Bu yıl okuduğum en iyi kitap ise, Netflix: Bu İş Asla Tutmaz. Kitap Netflix'in kuruluşunu, düşüşünü ve yükselişini anlatıyor. Netflix bildiğiniz üzere dünyanın en değerli şirketleri arasında. Bu kitap, bir başarı hikayesi ama bilinen tarzdaki hikayelere benzemiyor. Kitapta yapılan hatalardan da bahsediliyor. Netflix'in kurucularından Marc Randolph tarafından kaleme alınmış. Bu kitapta değişimlerin doğru zamanda doğru şekilde yapılması ile başarıya ulaşılabileceğini anladım. Şaşırdığım durum ise Netflix eskiden DVD'leri kargo ile müşterilerine ulaştıran bir şirketmiş. Doğru zaman geldiğinde internet ortamına taşınmış. Ve şu anda pazar payının yaklaşık %90'ına sahip.

Anlattığım yapım ve kitaptaki benzerlik, bir şey için doğru zamanın gelmesi gerektiğidir. Eğer bir şey için o zaman doğru zaman ise emin olun ki, o şey gerçekleşir.

19 Aralık 2020

SMA hastalığı nedir?

Bir anlığınıza kolunuzu kaldıracak güce sahip olmadığınızı düşünün, sonra hep bu durumda olan SMA hastası çocukları. Büyük ihtimalle karşınıza daha önce de çıkmıştı SMA hastası çocuklar, peki SMA hastalığı nedir?

SMA hastalığı ya da diğer adıyla Spinal müsküler atrofi omurilikte bulunan ön boynuz motor sinir hücrelerini etkileyerek hareket kabiliyetini kısıtlayan bir kas hastalığıdır.

Görülme sıklığı Dünya genelinde 1/10.000, Türkiye'de 1/6.000'dir. Ön boynuz hücrelerinde görülen dokuların normal yapılarının bozulup normal fonksiyonlarını yapamayacak hale gelmeleri nedeni ile; kaslarımızın kontrolünü sağlayan sinirlerin fonksiyonu için gerekli protein üretimi gerçekleştirilemez.

Bu yüzden kaslar erir ve kuvvetsizleşir. Aynı zamanda SMA hastası bireylerin görme ve işitme duyuları hastalıktan etkilenmez. Zeka; normal veya normalin üzerindedir.

SMA hastalığı ilk olarak 1890'lı yıllarda iki bilim insanı Johann Hoffman ve Guido Werdnig tarafından bulunmuştur. SMA Tip 1 hastalığının Werdnig Hoffman hastalığı olarak anılmasının nedeni de budur.

1995 yılında ise hastalığa neden olan gen bulunmuş ve Survival Motor Neuron (SMN) yani hayati önem taşıyan gen olarak tabir edilmiştir. Dr. Judith Melki ve ekibi tarafından bulunan bu gen hastalığın seyrini değiştirmiştir. Bu tarihten itibaren ilaç araştırmaları başlamış ve geçen 30 yıl zarfında birçok yeni çalışmanın önü açılmıştır.

Şu anda kesin olmamakla birlikte Türkiye'de yaklaşık 3.000 çocuk SMA hastası. Onların sizin yardımınıza ihtiyacı var. Çünkü onların ilaçları 2.1 milyon dolar.


12 Aralık 2020

Ürün sizsiniz.

Eğer 2010 yılında Facebook'a girdiyseniz sizi şöyle bir yazı karşılayacaktı: "It's free, and always will be.". Yani diyor ki "Ürün sizsiniz.". Gerçekten de öyle. Facebook her zaman ücretsizdi ve hala ücretsiz. Peki neden? Bazıları bu konu hakkında "Bize reklam gösteriyorlar, o şekilde kazanç sağlıyorlar." bazıları ve azınlık kısmı ise "Bizim verilerimizi kullanıyorlar diyor.". Evet, tabii ki de sizin verilerinizi kullanıyorlar. Veri artık yeni petrol. Peki bu neden bu kadar değerli ve bu verileri nasıl topluyorlar?

Facebook'ta haber kaynağı diye bir alan var, çoğunuz biliyorsunuzdur. Ve haber kaynağındaki haberler kişiye özel oluşturuluyor. Siz A partisini tutuyorsanız onun daha başarılı olduğunu size gösteriyor, eğer B partisini tutuyorsanız aynı durum yine geçerli. Ve bu durum sizi mutlu ettiği için partiniz hakkında daha fazla okuyorsunuz. Peki çıkarınız ne? Hiçbir şey. Kardan çok zarara giriyorsunuz çünkü zamanınızı -en değerli hazinenizi- kaybediyorsunuz. Sadece bu değil, bu yılın başlarında İngiltere'de 5G baz istasyonları yakıldı, neden? Çünkü sosyal medyada dolaşan içerikler İngiltere'deki insanlara 5G'nin zararlı olduğunu söyledi. Yani yine zarardasınız çünkü doğru bilgiye erişiminiz engelleniyor.

Google arama istatistiği grafiğinde, kırmızı bölüm 5G'nin sağlığa zararlarını, mavi bölüm ise yararlarını gösteriyor. Mart ayındaki artışa bakar mısınız? İşte size insan nasıl kandırılır dersi.

Bazıları diyor ki "Ben sadece Instagram kullanıyorum.". Instagram'da Facebook'a ait ve hatta Facebook'tan daha beter. Instagram kullanırken hangi fotoğrafa kaç saniye baktığınızın dahi kaydı tutuluyor.

Son olarak bu veriler neden değerli?

1- Sizi uygulamada tutmak ve daha fazla reklam göstermek için.

2- Belli ücretler karşılığında satmak için.

3- İstihbarat için.

Eğer bir ürün ücretsiz ise, asıl ürün sizsinizdir.

02 Aralık 2020

Neden karanlıktan korkarız?

Hiç düşündünüz mü, neden karanlıktan korkarız? Belki karanlıktan bir canavar çıkacağını düşünürüz, belki bir hayvan, belki de bir hayalet. Sizce bunların ortak noktası ne, düşünmeniz için 10 saniyeniz var!

Tabii ki de belirsizlik. İnsanlar karanlıktan korkarlar çünkü karanlığın bilinmezliği insanın hayal gücünü harekete geçirir. O anda görme duyumuz bir işe yaramadığı için beynimiz karanlığı anlamlandıra maz ve bunun sonucunda karanlıkta ne olduğunu tahmin etmeye çalışır. Ve biz karanlıkta bir şey olmamasına rağmen, kendi düşüncelerimizle kendimizi korkuturuz. Bunun sebepleri arasında izlenilen film ve diziler, yaşanan travmalar olabilir.

Ayrıca Sigmund Freud'dan başlayarak gelen bazı araştırmacılar bunun sebeplerinden birinin de ayrılık anksiyetesi bozukluğu olduğunu söylüyor. Ayrılma anksiyetesi bozukluğu, bir bireyin evden veya bireyin güçlü bir duygusal bağa sahip olduğu insanlardan ayrılma konusunda aşırı anksiyete yaşadığı bir anksiyete bozukluğudur.

Yani insanlar karanlıktan korkmaz, karanlıktaki belirsizlikten korkarlar.